Kendini Bilmek
“İlim İlim Bilmektir, İlim Kendin Bilmektir.” diyerek büyümüş bir insanım. Ve haliyle kendini bilmeye ve anlamaya takıntılı bir hale sahip bir kişilik geliştirdim.
Kendini bilmek, insanın kendi içsel dünyasını, duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını anlaması anlamına gelir deniyor. Sadece bu kadarla kalınca çok da zor olmasa gerek. Ancak maalesef bu kadar basit değil.
Kendini bilebilme yolunda pek çok kez kendine vurma cesareti göstermek gerekiyor. İnsanlığımızı ve yapmak istememiş de olsak yaptığımız hataların sorumluluğunu alabilmek gerekiyor. Pek çok insanda görüleceği üzere, kimse kendinin suçlu olduğunu kabul etmemeyi yeğliyor. Çünkü bazı konularda, kendileriyle çelişmektense ölmüş olmayı dileyecek kadar takıntı sahibi olabiliyorlar.
Bu bir iş, bir ilişki veya basit bir karar olabilir. İnsanlar yanılabilir. Bunu kabul ettiğinizi sanıyorsanız tekrar düşünün. İnsanlar yanılabilir dediğimizde; yaptığınız kabahati “o da haketmişti” ama diye aklayamayacağınızı anlamanız gerekiyor. Eğer hatanızı düşündüğünüzde kendinizi aklama yolları arıyorsanız, kendinizin yanılabilir olduğunu bu raddede kabul edememişsiniz demektir.
Geçenlerde bir yerlerde şuna benzer bir söze denk geldim: “Duygusal zekanız yüksekse, kimseden nefret edemezsiniz, çünkü daima onun kendini haklı bulduğu tarafı da görür ve anlayış gösterirsiniz”. Kendini bilmenin en üst formu bu olabilir. Birisinden nefret edebilme yeteneğinizi kaybetmediyseniz, kendinizi tam olarak biliyorsunuz diyebilir miyiz?
Kendini bilmek yolunda attığın adımların hemen hemen hepsi, götüne yediğin bir tekmeyle sonuçlanabilir. Ancak o tekmenin acısı kendine dair ufkunu genişletir.
Tam tersi taraftan bakarsak da, kendine dair fikri olmayan insanlar, duygusal olarak kontrolsüz, daima dış etkenleri suçlayan, ve genellikle narsistik ve manipülatif kişiler oluyorlar. Bu kişiler nedense bana hep eğlenceli geliyor. Çünkü çok fazla şey öğretebiliyorlar bana, kendime dair.
Zerzevatçı dükkanında zerzevat satan zalim sedat bir gün ilişkisi bitince savunma mekanizmasını devreye sokarak geçmişini yeniden yazma yoluna giderek, egosunu rahatlatmak adına, kendisini sorgulamadan sadece kendi etkeni de bulunduğu olayları sorgulayıp, kendisini de haklı tarafa çekerek, karşıtını haksız ve kötü adletip, nefretini körükleyebilir. Sedattan uzaklaşan için bu güzel birşeydir. Çünkü sedatın artık kurtuluşu kalmamış olabilir ve kimse bir başkasının hayatını yüklenmek zorunda değildir. Sedat’ın önünde iki yol kalır, birisi nato kafa nato mermer sonraki sorumluluklarını başkasına yıkacağı ilişkisine yol alabilir, veya çekeceği acılara direnip, özfarkındalık ile kendini anlamaya çalışabilir. Duygularını kontrol edemeyeceğini kabul ederek, tüm duygularını kabullenerek, tepkilerini kontrol etmeyi öğrenebilir.
Ancak tarih göstermiştir ki, sedatlar sorgulamaz, sadece yargılar. İletişim şekillerine dönüşmüş tavırlarından kurtulmaları pek kolay olmayacaktır.
Kısacası, kendini bilmek, kendimi biliyorum demekle mümkün değil. Öncelikli olarak hayatının sorumluluğunu ele alabilecek bir karakter geliştirmek gerekiyor. Yaşanmışlardan ve yaşananlardan başkalarını sorumlu tutmak kimseye fayda sağlamamıştır maalesef. Prensler ve prensesler olarak, en bilge en haklı olduğunuzu düşündüğünüz yerde iseniz geçmiş olsun.
Kendimi anlamaya çalışmamın bir yolu olarak da insanları anlamaya zorluyorum kendimi. Beni en çok zorlayan şeylerden birisi aslında bu, çünkü sedatlarda anlaşılabilecek birşey bulunmuyor. Anlaşılmak istemiyorlar, aksine olmadıkları insanlar gibi davranmaya devam ediyorlar, patladıkları noktaya kadar. İşin komik tarafı, sedatlar kendilerini gizlemek konusunda çok iyiler.
İlk manipülasyonunu yediğinizde geri dönüşünüz olmayabilir. Hayatınıza bir sedat paraziti almak istemiyorsanız, samimi, özfarkındalığı bulunan, sizi en ufak şekilde dahi manipüle etmeyi denemeyen insanlarla olmak gerek. En önemlisi de, kendi manilülatif ve agresif yetenekleriyle övünen insanlardan uzak durmak gerek. Kendini bilmek, kendini bilmeyenlerden uzak durmakla başlar.
Sağlıcakla kalın, terapinizi ve meditasyonunuzu atlamayın.