Nostalji Sever

Nostalji seven, hatta nostalji bağımlısı denebilen bir insanım. Bu kasıtlı arzuladığım veya öyle olması için çabaladığım birşey değil.

2000'lerden sonra farkındalık kazanmış bir birey olduğumu varsaysak (evet fazlasıyla geç ama anca napalım), 2000lerden sonra çıkmış filmlerden daha fazla 1990 öncesi çıkmış film biliyorum, aynı şekilde şarkı türkü, aynı şekilde diğer sanatsal şeyler. Bir şekilde nostaljik olana çekiliyorum. Nostaljik kültür beni kendine çekiyor.

Bundan nasıl faydalanabileceğimi, geçmişe özlem duymanın bana ne gibi fayda sağlayacağını uzun zamandır düşünüyorum.

Uzun zamandır çok fazla gerekli gereksiz şey üzerine düşünüyorum ancak kendimi tanıma yolculuğumda, kendimle alakalı özellikleri ve bilinçli olarak edinebileceğim faydaları daha çok düşünüyorum.

Farkettim ki, nostaljik bir duygu haline girdiğimde, an'ın kıymetini anlamak üzerine kendimi geliştirebilirim.

Modern zamanların en büyük problemlerinden birisi (bana kalırsa) kişinin an'da kalmayı becerememesi ve sürekli sıkıştırılmış onlarca farklı zamanı aynı an içerisinde yaşamaya çalışmasıdır.

Bu nostaljik duygu durumu, benim o dönemi gerçekten yaşamış, tüketmiş biri gibi özlem hissetmemi sağlıyor. Bu sayede, ben yaşanmamış kendi geleceğimin, geçmişim olmadan önce, geçmişim olduktan sonra hissedeceğim özlemini diğer insanlardan daha kolay tehayyül edebilmiş oluyorum. Eğer geçmişim özlemini anlayabilen birisi isem, odaklanmam gereken şey, o özlemden ziyade bunun farkına varmaya çalışmak olmalı.

Yani kendi geçmişim henüz oluşmamışken, o geçmişi çok daha keyifli oluşturabilecek olmanın umudu, nostaljik hüznümü umut dolu bir neşeye çevirebiliyor.

Artık, ben kişisi, geçmemişken geçen günleri daha bi şevkle yaşayabilir ve sevgilisini daha doyasıya sevebilir, daha derin nefesini alabilir, daha güzel yemekler tüketebilir, daha iyi hatıralar oluşturabilirim.

Nihai olarak geçmekten kurtulamayan şey, zaman için hüznü bırakıp bu yönünden neşeyi yakalayabilmek, bence güzel.

#tr #lagaluga