Çocuğumla evde nasıl daha verimli vakit geçirebilirim?

Kovid-19 sebebiyle evde çalışma fırsatları arttı. Ancak çocuklu aileler için, çocukla daha fazla ilgilenme hem fırsatı hem zorunluluğu doğmuş oldu.

Çocuklar arkadaşlarıyla oynayamadığı için, ailenin artık çocuk için daha fazla vakit ayırması gerekiyor. Bunu çocuğun eline tablet, telefon tutuşturarak yapan aileler azımsanamayacak sayıda.

Kimi aileler ise çocukları için daha verimli aktiviteler bulmayı uzun zamandır başarabiliyordu. Bu ailelerin sayısında da artış olduğu aşikar.

Ortada; çocuklar için verimli vakit geçirme problemi varken – ki sadece kovid-19 zamanı değil öncesinden beridir mevcut – biz de bu problemin çözümü için ürün geliştirmiştik.

3 yılı aşkın süredir devam eden projemizden haberdar olmayanlar için bahsetmek istiyorum.

İnsanlar doğumdan itibaren merak dürtüleriyle hareket edip, varoluşlarını merakları sayesinde geliştirirler. Çocukluk dönemi ise, merak duygusunun en yüksek olduğu dönemdir. Bu dönemde insanlar neredeyse her saat başı yeni bir şeyler öğrenerek ve keşfederek geçirmelidir ki çoğunlukla da bu böyle olur.

Bu öğrenmeyi, sürekli formal şekilde bilgi almak şeklinde düşünmeyin. Çocuğun yeni bir kelime öğrenmesi, yeni bir davranış öğrenmesi, yeni bir alışkanlık öğrenmesi, arıların çiçekleri sevdiğini keşfetmesi, yeni bir oyun öğrenmesi, bilgisayar klavyesinde nasıl @ işareti yapılacağını öğrenmesi de çocuklar için çok değerlidir.

Fakat bu öğrenme sürecinde çocuklar şeyleri iyi veya kötü diye ayırmadan öğrenirler. Toplumumuzun bazı altkültürlerinde olduğu gibi; küfür etmeyi öğrenmeleri veya kız kardeşlerini dövmeyi öğrenmeleri bunlara bir örnektir. Ailelerin sorumluluğu ise burada başlıyor. Çocuğun öğreneceği şeyleri belirlemekle başlıyor kısaca.

Her aile kendi çocuğunu şekillendirir. Aileler hiç bir şey yapmadıklarında da kaotik olarak bile olsa, çocuk öğrenmeye devam eder ve şansa iyi veya kötü davranışları olan bireylere dönüşürler ki yüzyıllar boyu toplumlar da bu şekilde ilerlemiştir.

Fakat modern insan şunu görmüştür ki; çocuğu şansa bırakmak doğru bir seçim değildir. Bu sebeple çocuk eğitimi konusunda alanlar gelişmiş ve insanlar artık çocuklarını daha bilinçli bir şekilde yönlendirmeye ve şekillendirmeye başlamışlardır.

Bilim sever misiniz?

Her çocuk, içgüdüsel merakından dolayı, farkında olmadan bazı bilimsel metodları uygulayarak öğrenir. Öncelikle bir soruyla başlar her şey. Çocuk bir soru sorar.

Bitkiler nasıl yetişiyor? Bu sorusu için bazı hipotezler üretir, elindeki mevcut bilgiyle. Çocuk eğer hiç kök nedir bilmiyorsa, güneşin bitkiler üzerindeki etkisini bilmiyorsa doğru hipotezler üretemeyebilir. Ancak yanlış hipotezlerini de doğru hipotezleri kadar test etmeye meraklıdır.

Belki bir yaprak koparıp başka bir toprağın içine ekerek ilk deneyini gerçekleştirir. Deneyi yaparken kullandığı bitki bir sukkulent ise yaprak yeşil kalmaya devam edecek bir süre sonra toprağın altına doğru kılcal parçalar uzamaya başlayacaktır. Eğer başka bir bitki ise, yaprak kuruyacak ve ölecektir.

Çocuk ilk hipotezini yanlışlayıp mükemmel bir bilgiye ulaşır; “Bitkiler yapraklarından başlayıp büyümüyorlar.”

Bunu not ederek sonraki hipotezine geçer, yeni bilgilerini ekleyerek yeni bilgiler üretir, belki bunları yazılı olarak not etmese dahi zihnine kazır ve müthiş bir bilimsel serüven yaşar.

Bilim Kutusu olarak biz bu heyecanı, yanlış hipotezleri minimize ederek, çocuğa ön bilgiler vererek yaşatmayı amaçlıyoruz.

Çocuğun zaten bildiği bilimsel süreci, çocuğa idrak ettirerek, öncesinde temel bilgileri edineceği bir kitapcık sağlıyoruz. Çocuk kitapcıktaki bilgileri edinerek; kutunun ana sorusunu anlamaya ve kendi sorularını üretebilmeye başlıyor. Ardından bu sorular için hipotezler üreterek bunları test edebilmesi sağlıyoruz.

Örneğin, Astronot Çiftçiler kutusunu edinmiş olan bir çocuk 4 adet petri ve çeşitli tohumlara ve yönergelere sahip oluyor. Her bir petriye aynı deney ortamında aynı tohumları ekerek farklı koşullarda saklayıp gözlemliyor. Sonrasında ise sorularını tek tek cevaplamaya başlıyor.

Görüldüğü gibi temel bilgileri ediniyor. Ancak aşağısı nedir? Yukarısı nedir? soruları hala cevaplanmamıştır. Bunun için kitapcıkta edindiği bilgileri düşünür ve “yer çekimi” etkisini gözlemlediğini farkeder.

Bu sayede her Bilim Kutusu, çocuk için müthiş bir serüvenin başlangıcı olur. Kutu içerisinde yer alan örnek deneyleri çocuk tamamlandığında serüven bitmeyip, ardında yeni sorular bırakacağı için, çocuk bu soruların cevaplarını öğrenmek için daha çok deney yapacak ve daha çok okuyarak bilgisini arttırmak isteyecektir. Bu deneylerin yapılabilmek için ise hazır setlere ihtiyacı yoktur. İlk deneylerini Bilim Kutusu ile yapan çocuklar, artık nasıl deney ortamı hazırlayabileceklerini, bilimsel yöntemin ne olduğunu, nasıl ilerleyebileceklerini öğrenmiş olacaklardır.

Bazı hassas deneyler için çocuklar yeni malzemelere ihtiyaç duydukça Bilim Kutusu mağazasında yer alan petriler, pastör pipetleri, eldivenler, gözlükler, termometreler, nem ölçerler ve benzerleri ürünlerden edinip daha gelişmiş deneylerini kendisi oluşturup ilerleyebilecektir.

İşte Bilim Kutusu size “Sadece bir aktivite” kutusu gibi görünmesine rağmen, çocuğunuzun tüm hayatını nasıl şekillendirebileceğine dair bir örnek.

Karantina günlerini çocuğunuz için mükemmel bir maceranın başlangıcına dönüştürmek ve geleceğin bilim insanlarını yetiştirmek istemez misiniz?

Unutmayın her çocuk bilim insanıdır sadece biraz doğru yönlendirme ile insanlığa yeni bilim insanları kazandırabilirsiniz.

Bilim Kutusunu aşağıdaki adreslerden takip edebilirsiniz:

#tr #bilimkutusu